DOLAR 30,2355 0.18%
EURO 32,9803 0.5%
ALTIN 1.966,87-0,10
BITCOIN 12066122,53%
İstanbul

PARÇALI BULUTLU

18:17

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Aşı Karşıtlarına Ağır Hukuki yaptırımlar acilen gelmelidir!

ABONE OL
January 24, 2024 15:10
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Yiğit Cilli

6 ağustos 1987 Adana Doğumludur. Liseyi Bilfen Lisesinde okuduktan sonra İngilizce Öğrenmek için Torontoya gitmiş 2005-2007 yılları arasında orada bulunmuştur. 2008 yıllında londra’ya eğitimini devam etmek için taşınmıştır. Roehampton üniversitesinde Uluslararası İşletme bölümden dereceyle mezun olmuştur. 2012 yılında Türkiye’ye dönmüştür. Şirketlere danışmanlık ve yeminli tercümanlık yapmaktadır. Ayrıca Toryum Group Danışmanlık isimli bir şirketi vardır.

Geçenlerde okuduğum bir makalede Oxford Üniversitesi’nden Profesör Melinda Mills, etik gerekçelerle, önlenebilir ölümlere yol açabilecek kötü niyetli aşı dezenformasyonunu kasıtlı olarak yaymanın suç sayılması gerektiğini savunuyordu. Mesela sırf daha fazla etkileşim almak için kalp krizlerini aşıya bağlayan(tüm istatistikler 2000-2022 arasında kalp krizi vakaları konusunda hiçbir artış olmadığını gösterdiği halde)kullanıcılara en azından para cezası verilmelidir. Çünkü bu yanlış bilgiliyi okuyup aşı yapmayan bir kişinin bile hayati sorumluluğu bu kişilerin üzerindedir.

Türkiye’de sosyal medyanın aşı yaptırma ve yaptırmama konusunda etkilerini gösteren herhangi bir araştırma yok ama örneğin İngiltere’de kısa süre önce yapılan bir araştırmada, bilgi almak için sosyal medyaya, özellikle de YouTube’a güvenen kullanıcıların aşı olma konusunda önemli ölçüde daha az istekli olduklarını ortaya koymuştur. Ancak Mills, suç saymanın kolay olmadığını da kabul ediyor.

Örneğin, Fransa, Almanya, Malezya, Rusya ve Singapur’da sahte haber ve sağlık dezenformasyonunun yayılmasına karşı yasalar çıkarıldı, ancak sosyal medya şirketleri yayıncı olmadıklarını ve bazı editoryal kararlar ve doğruluk kontrolü yapmayı kabul etmelerine rağmen gönderileri incelemek için asgari sorumlulukları olduğunu savundular.

Avrupa’da ise Alman yasasının ilk değerlendirmeleri, sosyal medya şirketlerinin riskten kaçındığını, ifade özgürlüğünü kısıtladığını ve meşru materyalleri sansürlediğini gösterdi.

“Sosyal medya şirketlerinin yayıncı olup olmadıklarına karar vermemiz ve algoritmalarını ayarlamaları ve kullanıcıların doğru kaynaklara yönlendirilmesiyle birlikte bilginin ne ölçüde dengeli ve doğruluk kontrollü olması gerektiğini belirlemeleri için onlara rehberlik edecek bir mevzuata ihtiyacımız var” diye yazıyor.

Örneğin, sertifikasyon sistemleri içeriğin doğruluğunu izlenebilir kaynaklar, açık çıkar çatışmaları, etik uyum ve gelir raporlaması açısından ölçebilir.

“Hükümet, bilim insanları ve sağlık yetkilileri de sorumluluk almalı… yanlış bilgi veren muadilleri kadar ilgi çekici içerikler sunmalı ve diyaloğa izin vermeli” diye ekliyor.

Türkiye gibi organize cehaletin oldukça fazla olduğu ve gerçekler yerine alternatif yalanlara inanmanın daha popüler olduğu bir ülkede aşı konusunda yalan bilgi yayan uzmanlara hapis cezası ve bireylereyse caydırıcı para cezaları verilmesi şarttır. Toplumun en azından yüzde 90’nın aşı olması bu hastalıkların yayılmasını azaltacağı gibi sağlık sistemimizin kilitlenmesini de engelleyecektir.

Diğer bir alternatif ise Aşı olmayanlara sağlık sistemini ileride meşgul edecekleri, toplum ve ülkeye ciddi bir ekonomik yük olacakları gerekçesiyle yıllık sağlık primi kesilebilir. Hem sağlık sistemine ek gelir olur hem de aşı yaptıran insan miktarı artar.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.